"leave no stone unturned" in Turkish
Definition
Bir şeyi başarmak veya bulmak için her yolu denemek, tüm imkanları kullanmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya yazılı dilde, araştırma veya büyük çaba gerektiren durumlar için kullanılır. Sözlük anlamında değil, mecaz olarak kullanılır.
Examples
The police left no stone unturned in their search for the missing child.
Polis kayıp çocuğu bulmak için **taş üstünde taş bırakmadı**.
She promised to leave no stone unturned to help her friend.
O, arkadaşına yardım etmek için **taş üstünde taş bırakmayacağına** söz verdi.
We will leave no stone unturned to find a solution.
Çözüm bulmak için **her yolu deneyeceğiz**.
Our team left no stone unturned preparing for the big presentation.
Ekibimiz büyük sunuma hazırlanırken **taş üstünde taş bırakmadı**.
If you want that job, you should leave no stone unturned in your application.
Bu işi istiyorsan, başvurunda **her yolu denemelisin**.
They truly left no stone unturned looking for their lost dog—even putting up posters all over town.
Kayıp köpeklerini ararken **gerçekten taş üstünde taş bırakmadılar**—tüm kasabaya ilan astılar.