"leave for dead" in Turkish
Definition
Birini (veya bir şeyi), kurtulamayacağını veya iyileşemeyeceğini düşünerek terk etmek. Mecazi olarak da, destek verilmeden bırakılma anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Ağır ve ciddi durumlarda kullanılır. Çoğunlukla edilgen yapıda ('was left for dead') kullanılır. Gündelik konuşmalarda pek tercih edilmemelidir.
Examples
They found the injured man, who had been left for dead after the accident.
Kazadan sonra **ölüme terk edilmiş** yaralı adamı buldular.
The sailors were left for dead on the deserted island.
Denizciler ıssız adada **ölüme terk edildi**.
She felt left for dead when her friends stopped talking to her.
Arkadaşları onunla konuşmayı bırakınca kendini **ölüme terk edilmiş** hissetti.
After the company downsized, many loyal workers felt left for dead by management.
Şirket küçüldükten sonra, pek çok sadık çalışan yönetim tarafından **ölüme terk edilmiş** hissetti.
He survived the storm even though he was left for dead by the rescue team.
Kurtarma ekibi tarafından **ölüme terk edilmesine** rağmen, fırtınadan sağ çıktı.
A lot of us thought the old band had been left for dead, but they made an amazing comeback.
Birçoğumuz eski grubun **ölüme terk edildiğini** düşünüyordu ama onlar harika bir geri dönüş yaptı.