"layabouts" in Turkish
Definition
Çalışmaktan kaçan ve zamanı boşa harcayan kişilere denir. Genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan ve eleştirel bir ifadedir; kendiniz için kullanılmaz. 'a bunch of layabouts' gibi ifadelerde sıkça görülür.
Examples
The teacher said the layabouts were not helping the group project.
Öğretmen, **aylak**ların grup projesine yardımcı olmadıklarını söyledi.
My neighbors think the teenagers are layabouts because they sleep all day.
Komşularım, ergenlerin bütün gün uyudukları için **aylak** olduklarını düşünüyor.
Those layabouts never clean up after themselves.
Şu **aylak**lar asla arkasını toplamaz.
Stop acting like layabouts and help set the table, please.
Lütfen **aylak**lar gibi davranmayı bırakıp masayı kurmaya yardım edin.
Some people call artists layabouts, but they work very hard.
Bazı insanlar sanatçılara **aylak** diyor ama onlar gerçekten çok çalışıyorlar.
After lunch, the park is full of layabouts lounging in the sun.
Öğle yemeğinden sonra park, güneşte uzanan **aylak**larla dolu olur.