"landlubber" in Turkish
Definition
Deniz hayatına alışık olmayan ya da hiç bilmeyen kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle denizciler arasında şaka veya hafif alaycı biçimde kullanılır; gündelik hayatta nadiren duyulur.
Examples
He is a true landlubber who has never seen the ocean.
O, okyanusu hiç görmemiş gerçek bir **kara cahili**.
The sailors laughed at the landlubber trying to tie a knot.
Denizciler, düğüm atmaya çalışan **kara cahili**yle dalga geçtiler.
As a landlubber, she felt nervous on the boat.
Bir **kara cahili** olarak teknede kendini gergin hissetti.
Don't worry, every experienced sailor was a landlubber once.
Endişelenme, her deneyimli denizci bir zamanlar **kara cahili**ydi.
I'm such a landlubber—I got seasick after just five minutes!
Ben tam bir **kara cahili**yim, sadece beş dakikada deniz tutması oldum!
You can spot a landlubber by how they walk on deck—they look so unsure of themselves.
Birinin **kara cahili** olup olmadığını güvertede nasıl yürüdüğünden anlarsınız—çok kararsız görünürler.