"landlocked" in Turkish
Definition
Bir ülke ya da bölge tamamen kara ile çevrili olup deniz veya okyanusa doğrudan ulaşımı yoktur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla ülkeler için kullanılır ('denize kıyısı olmayan ülke'). Resmi veya teknik bir ifadedir. Şehirler gibi küçük yerleşimler için kullanılmaz.
Examples
Switzerland is a landlocked country in Europe.
İsviçre, Avrupa'da **denize kıyısı olmayan** bir ülkedir.
Being landlocked makes it hard to import goods by sea.
**Denize kıyısı olmayan** olmak, deniz yoluyla mal ithalatını zorlaştırır.
Bolivia became landlocked after losing its coastline.
Bolivya, kıyı şeridini kaybettikten sonra **denize kıyısı olmayan** oldu.
Despite being landlocked, Nepal has strong trade with other countries.
**Denize kıyısı olmayan** olmasına rağmen Nepal, diğer ülkelerle güçlü ticaret yapıyor.
Many landlocked countries rely on neighbors for port access.
Birçok **denize kıyısı olmayan** ülke liman erişimi için komşularına bağımlıdır.
The lake is completely landlocked, so fishing is popular there.
Göl tamamen **denize kıyısı olmayan** bir yapıda olduğu için burada balıkçılık yaygındır.