"know forwards and backwards" in Turkish
Definition
Bir şeyi tamamen ve ayrıntılı olarak bilmek; çok iyi ezberlemiş veya ustalaşmış olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, vurgulu bir deyim. Bir şeyi tamamen ezbere bildiğiniz veya ustalaştığınızda kullanılır. Genel bilgi için değil.
Examples
I know this song forwards and backwards.
Bu şarkıyı **ezbere biliyorum**.
She knows the rules forwards and backwards.
Kuralları **ezbere biliyor**.
Do you know the answer forwards and backwards?
Cevabı **ezbere biliyor musun**?
He knows his speech forwards and backwards, so he isn't nervous at all.
Konuşmasını **ezbere bildiği** için hiç heyecanlanmıyor.
You can ask her anything about the project—she knows it forwards and backwards.
Projeyle ilgili ona ne istesen sorabilirsin—her şeyi **çok iyi biliyor**.
By the end of training, you'll know this process forwards and backwards.
Eğitim bittiğinde, bu süreci **çok iyi biliyor olacaksın**.