아무 단어나 입력하세요!

"keep the peace" in Turkish

barışı korumakhuzuru sağlamak

Definition

Kavga, anlaşmazlık veya huzursuzluğu önleyip ortamın sakin ve barışçıl kalmasını sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla polis, otoriteler veya arabulucularça kullanılır. Aile-yakın çevre ile resmi durumlarda da geçerlidir. 'Make peace' ile karıştırılmamalı.

Examples

The police worked hard to keep the peace during the parade.

Polis, geçit töreni sırasında **barışı korumak** için çok çalıştı.

Parents often try to keep the peace when their children argue.

Çocuklar tartışınca ebeveynler genellikle **barışı korumak** ister.

The United Nations helps countries keep the peace.

Birleşmiş Milletler, ülkelerin **barışı korumasına** yardım eder.

It's not easy to keep the peace in a house full of teenagers.

Gençlerle dolu bir evde **huzuru sağlamak** kolay değil.

The teacher did her best to keep the peace when the class got noisy.

Sınıf gürültülü olunca öğretmen **huzuru sağlamak** için elinden geleni yaptı.

Sometimes it's better to let things go if you want to keep the peace with friends.

Bazen arkadaşlarınla **barışı korumak** istiyorsan bazı şeyleri bırakmak daha iyi olur.