"justify to" in Turkish
Definition
Birine bir neden veya açıklama sunarak, yaptığınız bir şeyin doğru ya da makul olduğunu göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya otorite karşısında (ör: müdür, öğretmen) hareketlerini savunmak için kullanılır. Sadece açıklamak değil, haklı çıkarmayı içerir.
Examples
I had to justify to my teacher why I was late.
Geç kaldığım için öğretmene **açıklama yapmak** zorunda kaldım.
Can you justify to the manager why you made that decision?
Yöneticinize neden bu kararı verdiğinizi **açıklayabilir misiniz**?
She needed to justify to her parents why she stayed out late.
Geç saatlere kadar dışarıda kaldığını ailesine **açıklaması** gerekiyordu.
Nobody likes having to justify to others all the time.
Kimse sürekli başkalarına karşı kendini **açıklamak zorunda** kalmaktan hoşlanmaz.
He didn’t feel the need to justify to anyone about his choices.
Seçimleri hakkında kimseye **hesap verme** gereği hissetmedi.
You shouldn’t have to justify to your friends why you need some alone time.
Arkadaşlarına yalnız kalmak istediğini **açıklamak zorunda** olmamalısın.