"jeweller" in Turkish
Definition
Kuyumcu; yüzük, kolye veya saat gibi takıları yapan, satan ya da tamir eden kişi veya dükkândır. Bazen takı satılan mağaza için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'kuyumcu' hem kişi hem mağaza için kullanılır. 'visit the jeweller' deyimi 'kuyumcuya gitmek' şeklindedir. 'mücevher' nesneleri, 'altıncı' ise özellikle altını işler.
Examples
The jeweller fixed my broken necklace.
**Kuyumcu** kırık kolyemi tamir etti.
My mother bought her ring from a jeweller.
Annem yüzüğünü bir **kuyumcudan** aldı.
There is a jeweller near my house.
Evimin yakınında bir **kuyumcu** var.
You should take your watch to a jeweller if it stops working.
Saatiniz çalışmazsa, bir **kuyumcuya** götürmelisiniz.
The family has trusted the same jeweller for generations.
Aile, nesillerdir aynı **kuyumcuya** güveniyor.
After losing her earring, she went straight to her favourite jeweller to find a replacement.
Küpesini kaybettikten sonra hemen en sevdiği **kuyumcuya** gidip yenisini buldu.