아무 단어나 입력하세요!

"ire" in Turkish

öfkehiddet

Definition

Çok şiddetli ve derin bir öfke hissetmek. Genellikle adaletsizlik karşısında yaşanan yoğun kızgınlıktır.

Usage Notes (Turkish)

'Öfke' veya 'hiddet' resmi veya yazılı dilde daha sık kullanılır; 'kızgınlık' gibi hafif durumlar için uygun değildir, derin ve ciddi öfkeyi anlatır.

Examples

His comments filled her with ire.

Onun yorumları, onu **öfkeyle** doldurdu.

She could not hide her ire.

**Öfkesini** gizleyemedi.

The unfair decision sparked public ire.

Haksız karar, halkın **öfkesini** tetikledi.

If you break the rules, you'll soon incur her ire.

Kuralları bozarsan yakında onun **öfkesini** üzerine çekersin.

His mistakes have drawn the boss's ire more than once.

Hataları, patronun **öfkesini** defalarca çekti.

The politician’s remark provoked the ire of the entire crowd.

Siyasetçinin sözü, kalabalığın tamamında **öfkeye** yol açtı.