"intimate with" in Turkish
Definition
Birisiyle çok yakın, duygusal veya romantik bir ilişkiye sahip olmak, bazen cinsel yakınlığı da içerebilir.
Usage Notes (Turkish)
Sadece yakın dostluklarda, güven ilişkilerinde veya romantik/bedensel ilişkiler için kullanılır; sıradan tanıdıklar için kullanılmaz. Bazen uygunsuz yakınlık anlamına da gelebilir.
Examples
She is very intimate with her best friend.
O, en yakın arkadaşıyla çok **yakın**.
He became intimate with the new neighbors after a few weeks.
Birkaç hafta sonra yeni komşularıyla **yakın** oldu.
They are not intimate with each other anymore.
Artık birbirleriyle **yakın** değiller.
Rumors say she was intimate with her boss, but nobody knows for sure.
Söylentilere göre o, patronuyla **samimi** olmuş ama kimse emin değil.
It's hard to be intimate with someone if you don't trust them.
Birine güvenmiyorsan onunla **yakın** olmak zordur.
They used to be really intimate with each other, but things changed after college.
Eskiden birbirleriyle gerçekten **yakın**lardı, fakat üniversiteden sonra her şey değişti.