"intertwine" in Turkish
Definition
İki ya da daha fazla şeyin birbirine sıkıca dolanması ya da fikir ve olayların birbirinden ayrılmaz şekilde birleşmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ya da edebi bağlamda kullanılır. Hem fiziksel şeyler (ipler) hem de soyut kavramlar (fikirler) için kullanılır. Genellikle 'ile' ile beraber kullanılır ('birbirine iç içe geçmek').
Examples
Their fingers intertwine when they hold hands.
El ele tutuştuklarında parmakları **iç içe geçiyor**.
The two stories intertwine in the novel.
Romanda iki hikaye **birbirine iç içe geçiyor**.
The vines intertwine around the tree.
Asmalar ağacın etrafına **dolanıyor**.
"Our lives have become so intertwined over the years," she said.
"Yıllar içinde hayatlarımız öyle **iç içe geçti ki**," dedi.
Economics and politics often intertwine in world events.
Ekonomi ve siyaset, dünya olaylarında sık sık **birbirine geçer**.
You can't solve this problem without seeing how the issues intertwine.
Bu sorunların nasıl **birbirine geçtiğini** görmeden bu problemi çözemezsin.