"instigated" in Turkish
Definition
Birini kötü bir şeyi yapmaya ya da sorun çıkarmaya teşvik ederek olay başlatmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî ya da yazılı anlatımlarda, sorun ya da kavga çıkarmak anlamında kullanılır. Olumlu işler için kullanılmaz.
Examples
He instigated the argument by making rude comments.
Kaba sözleriyle tartışmayı **kışkırttı**.
The teacher said someone had instigated the food fight.
Öğretmen biri yemek savaşını **kışkırttı** dedi.
His speech instigated the crowd to protest.
Konuşması kalabalığı protestoya **kışkırttı**.
Rumors about layoffs were instigated by someone in management.
İşten çıkarmalar hakkındaki söylentiler yönetimden biri tarafından **kışkırtıldı**.
It was clear that she had instigated the conflict between the two teams.
İki takım arasındaki çatışmayı onun **kışkırttığı** açıktı.
They denied that they had instigated trouble at the event.
Etkinlikte sorun **kışkırttıklarını** reddettiler.