"ingrown" in Turkish
Definition
Saç, tırnak gibi şeylerin dışarıya doğru değil, cildin içine doğru büyüyerek ağrı veya enfeksiyona yol açması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
'Içe büyüyen' genellikle 'içe büyüyen tırnak' veya 'içe büyüyen kıl' gibi vücut bölümleriyle beraber kullanılır. Tıbbi ve nötrdür, bitkiler için uygun değildir.
Examples
He has an ingrown toenail that hurts a lot.
Onun çok acı veren **içe büyüyen** bir ayak tırnağı var.
An ingrown hair can lead to a small bump on your skin.
**İçe büyüyen** bir kıl, cildinizde küçük bir şişliğe yol açabilir.
Doctors can help remove an ingrown nail safely.
Doktorlar **içe büyüyen** tırnağı güvenle çıkarabilir.
I think I got an ingrown hair from shaving too quickly.
Sanırım acele tıraş olduğum için **içe büyüyen** bir kıla sahip oldum.
She had to see a specialist for her ingrown toenail last year.
Geçen yıl **içe büyüyen** ayak tırnağı için bir uzmana gitmek zorunda kaldı.
After hiking all day, he noticed he had an ingrown nail on his toe.
Bütün gün yürüyüş yaptıktan sonra, ayağında **içe büyüyen** bir tırnak olduğunu fark etti.