아무 단어나 입력하세요!

"inflict on" in Turkish

vermek (zarar/acı/ceza)maruz bırakmak

Definition

Birine ya da bir şeye acı, zarar veya kötü bir durumu bilinçli olarak vermek veya uygulamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle ciddi veya olumsuz durumlarda kullanılır. Sıklıkla 'pain', 'damage', 'harm' gibi kelimelerle geçer ve çoğunlukla edilgen ('acı verildi') şekilde kullanılır. Olumlu hedefler için kullanılmaz.

Examples

The storm inflicted on the village left many houses damaged.

Kasabaya **zarar veren** fırtına birçok evi harap etti.

The teacher never inflicts on the students any unnecessary punishment.

Öğretmen asla öğrencilere gereksiz ceza **vermez**.

War often inflicts on civilians great suffering.

Savaş genellikle sivillere büyük acı **verir**.

Why would anyone inflict on others so much pain just for revenge?

Birisi neden yalnızca intikam için başkalarına bu kadar acı **verir** ki?

She regretted the harsh words she had inflicted on her friend during their argument.

Tartışmada arkadaşına **verdiği** sert sözlerden pişmanlık duydu.

New laws try to protect animals from cruelty that people might inflict on them.

Yeni yasalar, insanların hayvanlara **yapabileceği** zulümden onları korumaya çalışıyor.