"ineffable" in Turkish
Definition
Kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük, güzel veya yoğun olan duygu, deneyim ya da güzellik.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada değil, daha çok edebi eserlerde ve etkileyici anlatımlarda kullanılır. 'tarifsiz mutluluk', 'kelimelerle anlatılamaz bir güzellik' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The view from the top of the mountain was ineffable.
Dağın zirvesinden manzara **tarifsiz**di.
He felt an ineffable happiness when he saw his newborn child.
Yeni doğan çocuğunu görünce **tarifsiz** bir mutluluk hissetti.
The artist tried to capture the ineffable beauty of the sunset.
Sanatçı, gün batımının **kelimelerle anlatılamaz** güzelliğini yakalamaya çalıştı.
There's an ineffable sense of peace here that words just can't capture.
Burada kelimelerle ifade edilemeyen **tarifsiz** bir huzur var.
The loss left him with ineffable grief he couldn't explain to anyone.
O kayıp, ona kimseye açıklayamayacağı **tarifsiz** bir acı bıraktı.
That moment was simply ineffable—nothing else could compare.
O an gerçekten **tarifsiz**di—başka hiçbir şeyle kıyaslanamazdı.