아무 단어나 입력하세요!

"indulgent" in Turkish

hoşgörülüşımartankendini şımartan

Definition

Hoşgörülü kişi genellikle başkalarının (özellikle çocukların) istediklerini yapmasına izin verir, hatta bu onlar için her zaman iyi olmasa bile. Ayrıca lüks veya zevk sunan deneyimler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle insanları tanımlar, özellikle 'indulgent parent' yani fazla şımartan ebeveyn için kullanılır. Deneyim, yemek veya hediyeyi de anlatabilir ('indulgent dessert'). 'Lenient' ile karıştırmayın; 'indulgent' daha çok ekstra zevk ya da lüks anlamı taşır.

Examples

My grandmother is very indulgent with her grandchildren.

Büyükannem torunlarına karşı çok **hoşgörülü**.

The teacher gave the students an indulgent smile.

Öğretmen öğrencilere **hoşgörülü** bir gülümseme verdi.

His parents were too indulgent, so he never learned to be responsible.

Ebeveynleri fazlasıyla **şımarık**tı, bu yüzden hiç sorumluluk sahibi olmayı öğrenemedi.

That chocolate cake was absolutely indulgent—I couldn't resist a second slice.

O çikolatalı kek gerçekten **kendini şımartan**dı— ikinci dilime karşı koyamadım.

He's an indulgent boss, so people at work rarely get in trouble.

O **hoşgörülü** bir patron, bu yüzden işte kimse nadiren sıkıntı yaşıyor.

Sometimes you just need an indulgent day to relax and forget about responsibilities.

Bazen sadece rahatlamak ve sorumlulukları unutmak için **kendini şımartan** bir güne ihtiyacın vardır.