"indefinable" in Turkish
Definition
Açıkça tarif edilemeyen, açıklanması veya sözcüklerle anlatılması zor olan şey.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi dilde kullanılır. 'an indefinable sadness' gibi tanımlaması zor olan duygular ya da özellikler için tercih edilir. Günlük konuşmada sık değildir.
Examples
She felt an indefinable fear when walking alone at night.
Gece yalnız yürürken **tanımlanamaz** bir korku hissetti.
There was an indefinable sadness in his eyes.
Gözlerinde **tanımlanamaz** bir hüzün vardı.
The painting has an indefinable beauty.
Tabloda **tanımlanamaz** bir güzellik var.
There's something indefinable about this place that makes me want to stay.
Bu yerde kalmak istememi sağlayan **tanımlanamaz** bir şey var.
His art has an indefinable charm you can't quite explain.
Sanatında tam olarak açıklayamadığın bir **tanımlanamaz** çekicilik var.
Sometimes, I get an indefinable feeling before something big happens.
Bazen, büyük bir şey olmadan önce **tanımlanamaz** bir his yaşarım.