아무 단어나 입력하세요!

"incapacitate" in Turkish

etkisiz hale getirmekiş göremez hâle getirmek

Definition

Birinin ya da bir şeyin normal şekilde çalışmasını, hareket etmesini ya da işlev görmesini tamamen engellemek.

Usage Notes (Turkish)

'etkisiz hale getirmek' resmi veya ciddi sağlık, hukuki durumlarda kullanılır. Küçük sorunlar için değil, tamamen veya ciddi anlamda işlevsiz hale gelmeyi ifade eder.

Examples

The illness can incapacitate a person for weeks.

Bu hastalık bir kişiyi haftalarca **etkisiz hale getirebilir**.

A broken leg will incapacitate you for a while.

Kırık bir bacak seni bir süre **iş göremez hâle getirecek**.

The machine was incapacitated by the power outage.

Makine, elektrik kesintisiyle **etkisiz hale geldi**.

He was completely incapacitated after the accident and couldn't walk.

Kaza sonrası tamamen **etkisiz hale geldi** ve yürüyemedi.

They tried to incapacitate the alarm before breaking in.

İçeri girmeden önce alarmı **etkisiz hale getirmeye** çalıştılar.

The drug will temporarily incapacitate you, so don't drive after taking it.

Bu ilaç seni geçici olarak **etkisiz hale getirecek**; aldıktan sonra araç kullanma.