"in the forefront" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin bir alanda ya da faaliyette liderlik yapması veya önde gelen bir rol oynaması durumunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Liderlik, yenilik veya öncü roller için kullanılır; 'teknolojide ön safta' gibi ifadelerde sık geçer. Fiziksel konumdan ziyade soyut anlamda öne çıkmayı belirtir.
Examples
The company is in the forefront of medical research.
Şirket, tıbbi araştırmaların **ön safta** yer alıyor.
He wants to be in the forefront of climate change solutions.
İklim değişikliği çözümlerinin **ön safta** olmak istiyor.
Women are in the forefront of this movement.
Kadınlar bu hareketin **ön safta** yer alıyor.
Our brand aims to stay in the forefront when it comes to innovation.
Markamız, yenilik konusunda **ön safta** kalmayı hedefliyor.
Tech companies are constantly fighting to remain in the forefront of their field.
Teknoloji şirketleri kendi alanlarında **ön safta** kalmak için sürekli yarışıyor.
You’ll find her in the forefront of every big project around here.
O’nu burada her büyük projenin **ön safta** görebilirsiniz.