아무 단어나 입력하세요!

"in evidence" in Turkish

gözle görülüraçıkça belli

Definition

Bir şeyin açıkça görülebilir veya fark edilebilir olduğu durum; dikkat çeken.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır. Günlük konuşmalarda pek rastlanmaz.

Examples

The answers were clearly in evidence during the interview.

Yanıtlara mülakatta **gözle görülür** şekilde rastlandı.

Her happiness was in evidence all day.

Onun mutluluğu gün boyu **gözle görülür** durumdaydı.

No mistakes were in evidence in the report.

Raporlarda hiçbir hata **gözle görülür** şekilde yoktu.

Optimism was much in evidence at the event.

Etkinlikte iyimserlik **gözle görülür** şekilde vardı.

Excitement was in evidence as the doors opened.

Kapılar açılır açılmaz heyecan **gözle görülür** hale geldi.

There was little hope in evidence after the news.

Haberden sonra **gözle görülür** pek umut kalmadı.