"in deep water" in Turkish
Definition
Çözülmesi zor ve ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve iş ortamında kullanılabilir; 'in trouble'dan daha ciddi problemleri anlatır. Gerçekten suyla alakalı değildir.
Examples
If we don't finish the project on time, we'll be in deep water.
Projeyi zamanında bitirmezsek **büyük belaya gireceğiz**.
She realized she was in deep water when she saw the test questions.
Sınav sorularını görünce **büyük belada olduğunu** anladı.
He got in deep water after breaking his mom's vase.
Annesinin vazosunu kırınca **büyük belaya girdi**.
I'm already in deep water and can't handle anything else today.
Zaten **büyük beladayım**, bugün başka bir şeyle ilgilenemem.
After missing three payments, they're really in deep water with the bank.
Üç ödeme aksattıktan sonra banka ile **gerçekten büyük belada kaldılar**.
When the police showed up, we knew we were in deep water.
Polis geldiğinde, **büyük belada olduğumuzu** anladık.