"in consequence" in Turkish
Definition
Bir şeyin başka bir şeyin doğrudan sonucu olarak gerçekleştiğini ifade eder; daha çok resmi yazışmalarda ya da konuşmalarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'sonuç olarak' ve 'bunun sonucunda' ifadeleri resmî veya yazılı dilde tercih edilir; günlük konuşmada daha basit ifadeler kullanılabilir.
Examples
The road was icy; in consequence, many cars slid off.
Yol buzlu idi; **sonuç olarak** birçok araba kaydı.
She studied hard; in consequence, she passed the exam.
O çok çalıştı; **sonuç olarak**, sınavı geçti.
The shop closed early and in consequence, customers were disappointed.
Dükkan erkenden kapandı ve **sonuç olarak** müşteriler hayal kırıklığına uğradı.
He forgot his umbrella and, in consequence, got soaked on his way home.
Şemsiyesini unuttu ve **sonuç olarak** eve giderken sırılsıklam oldu.
The project was delayed; in consequence, we had to reschedule the launch.
Proje gecikti; **sonuç olarak** lansmanı yeniden planlamamız gerekti.
The rules changed suddenly and, in consequence, everyone had to adjust their plans.
Kurallar aniden değişti ve **sonuç olarak** herkes planlarını ayarlamak zorunda kaldı.