아무 단어나 입력하세요!

"impugned" in Turkish

itiraz edilenşüpheyle karşılanan

Definition

Birinin niyeti, dürüstlüğü veya eylemleri doğru ve dürüst olup olmadığı konusunda resmi şekilde şüpheye düşürülmek veya itiraz edilmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, hukuki ya da akademik belgelerde rastlanır. Genellikle 'impugned evidence' gibi kalıplarda ve edilgen yapıda geçer. Günlük dilde kullanılmaz.

Examples

The scientist's results were impugned by other experts.

Bilim insanının sonuçları diğer uzmanlar tarafından **itiraz edildi**.

His honesty was impugned during the investigation.

Soruşturma sırasında onun dürüstlüğü **şüpheyle karşılandı**.

The validity of the contract was impugned in court.

Sözleşmenin geçerliliği mahkemede **itiraz edildi**.

His reputation has been impugned by those rumors, even though there's no proof.

Bu söylentiler, bir kanıt olmamasına rağmen onun itibarını **şüpheye düşürdü**.

The judge dismissed the impugned evidence as unreliable.

Hakim, **itiraz edilen** delili güvenilmez bulduğu için reddetti.

Many politicians have had their motives impugned by critics.

Birçok politikacının niyetleri eleştirmenler tarafından **şüpheli görüldü**.