아무 단어나 입력하세요!

"imprisons" in Turkish

hapse atarhapseder

Definition

Birini hapse atmak veya dışarı çıkmasını engelleyecek şekilde özgürlüğünü kısıtlamak. Mecazi olarak da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yasal ya da ciddi durumlarda kullanılır. 'fear imprisons him' gibi mecaz anlamı vardır. 'detain' (geçici alıkoyma) ile karıştırmayın.

Examples

The judge imprisons criminals who break the law.

Yargıç, yasayı çiğneyen suçluları **hapse atar**.

The government sometimes imprisons people for speaking out.

Hükümet bazen fikirlerini dile getiren insanları **hapseder**.

He imprisons his enemies in a dark cell.

Düşmanlarını karanlık bir hücreye **hapseder**.

Fear sometimes imprisons us more than any wall could.

Bazen korku bizi, herhangi bir duvardan daha fazla **hapseder**.

The system imprisons those who challenge the rules.

Sistem, kurallara karşı çıkanları **hapse atar**.

She says her job imprisons her and she wants a change.

İşinin kendisini **hapsedip** değişiklik istediğini söylüyor.