"immobilise" in Turkish
Definition
Bir şeyi veya birini tamamen hareketsiz hale getirmek ya da hareket etmesini imkânsız kılmak. Genellikle tıbbi veya teknik durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi veya teknik acil durumlarda geçerlidir. 'immobilise a broken arm' ifadesi, kırık bir kolun hareketsiz bırakılması anlamına gelir. Duygusal veya mecazi anlamda kullanılmaz.
Examples
Doctors had to immobilise his leg after the accident.
Doktorlar kazadan sonra onun bacağını **hareketsiz bırakmak** zorunda kaldı.
The nurse will immobilise your arm so it can heal.
Hemşire, kolunuz iyileşebilsin diye onu **hareketsiz bırakacak**.
Please immobilise the vehicle before starting repairs.
Lütfen tamire başlamadan önce aracı **hareketsiz bırakın**.
They had to immobilise the dog's paw after it got injured on the hike.
Köpek yürüyüşte yaralanınca patisini **hareketsiz bırakmak** zorunda kaldılar.
The rescue team quickly immobilised the climber's back to prevent more injury.
Kurtarma ekibi, daha fazla yaralanmayı önlemek için dağcının sırtını hızla **hareketsiz bıraktı**.
If you can't move it without pain, you should immobilise it and see a doctor.
Ağrısız hareket edemiyorsanız, lütfen onu **hareketsiz bırakın** ve doktora görünün.