"imbue with" in Turkish
Definition
Bir şeyi veya kişiyi bir özellik, duygu ya da fikir ile doldurmak, böylece o unsur onun önemli bir parçası olur. Genellikle duygular, değerler veya atmosfer için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi bir ifadedir, daha çok yazılı dilde görülür. 'imbue with' genellikle 'meaning' veya 'hope' gibi kavramlarla kullanılır. Günlük konuşmada nadir; 'infuse' ile karıştırmayın.
Examples
Her words imbued the room with hope.
Onun sözleri odayı umutla **doldurdu**.
Art can imbue life with meaning.
Sanat, hayata anlam **katabilir**.
The teacher tried to imbue the students with a love of reading.
Öğretmen, öğrencilere okuma sevgisi **aşılamaya** çalıştı.
The festival was imbued with a joyful spirit.
Festival neşeli bir ruhla **dolu** idi.
His writing is imbued with nostalgia.
Yazıları nostaljiyle **dolu**.
These traditions imbue our culture with meaning and connection.
Bu gelenekler, kültürümüze anlam ve bağlılık **katıyor**.