아무 단어나 입력하세요!

"imbedded" in Turkish

gömülüiçine yerleşmiş

Definition

Bir şeyin başka bir şeyin içine derinlemesine ve sağlam bir şekilde yerleştirilmiş olması; bazen bütünün ayrılmaz bir parçası anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Imbedded', modern İngilizcede 'embedded'in eski veya nadir kullanılan bir yazımıdır. Fiziksel bir şeyin içine gömülmesi ya da fikirlerin bir yapıya dahil olması gibi teknik anlamları mevcuttur.

Examples

The seeds were imbedded in the soil.

Tohumlar toprağa **gömülüydü**.

A piece of glass was imbedded in his finger.

Bir cam parçası parmağına **gömülmüş**tü.

The nails are imbedded in the wood.

Çiviler oduna **gömülmüş** durumda.

The journalist spent months with troops, imbedded in their daily life.

Gazeteci aylarca askerlerin günlük hayatına **gömülü** olarak zaman geçirdi.

Bad habits can get imbedded in your routine without you noticing.

Kötü alışkanlıklar, farkına varmadan rutinine **yerleşebilir**.

The tiny shell was imbedded in the sand, almost impossible to see.

Küçük deniz kabuğu kumun içinde öyle **gömülüydü** ki neredeyse görünmüyordu.