"idiosyncrasy" in Turkish
Definition
Bir kişiye veya şeye özgü, onu diğerlerinden ayıran alışkanlık veya özellik. Genellikle sıradışı veya kendine has davranış biçimini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya açıklayıcı ortamlarda kullanılır. Sıklıkla 'onun özgünlüğü', 'ailenin tuhaflıkları' gibi sahiplik bildiren ifadelerle beraber görülür.
Examples
One idiosyncrasy of my friend is that she always eats dessert first.
Arkadaşımın bir **özgünlüğü** de tatlıyı her zaman önce yemesidir.
It is an idiosyncrasy of this machine to make a loud noise when starting.
Bu makinenin bir **özgünlüğü** çalışırken yüksek ses çıkarmasıdır.
Her biggest idiosyncrasy is tapping her foot while thinking.
Onun en büyük **tuhaflığı**, düşünürken ayağını tıklatmasıdır.
I always found his little idiosyncrasies charming.
Onun küçük **tuhaflıklarını** her zaman sevimli bulmuşumdur.
Every family has its own idiosyncrasies that make it unique.
Her ailenin kendine has **özgünlükleri** vardır ve bu onları farklı kılar.
Don't worry, talking to yourself is just one of your harmless idiosyncrasies.
Endişelenme; kendi kendine konuşmak senin zararsız **tuhaflıkların**dan sadece biri.