"hove" in Turkish
Definition
Bu eski bir fiildir ve genellikle bir geminin bir yerde durması ya da beklemesi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde neredeyse kullanılmaz, çoğunlukla edebi veya denizcilik terimi olarak geçer. 'hove in sight' (göründü), 'hove to' (hareketsiz durdu) şeklinde yer alır.
Examples
The ship hove to and waited for the storm to pass.
Gemi **demirledi** ve fırtınanın geçmesini bekledi.
A dark shape hove in sight on the horizon.
Ufukta karanlık bir şekil **belirdi**.
The sailors hove the boat to beside the dock.
Denizciler, tekneyi iskeleye **demirlediler**.
As soon as the lost ship hove in sight, everyone on shore cheered.
Kayıp gemi **görünür görünmez** kıyıdakiler sevinçle tezahürat yaptı.
It hove to right before the reef to avoid running aground.
Resifin hemen önünde karaya oturmamak için **demirledi**.
After days at sea, a whaling ship finally hove in view.
Günlerce denizde kaldıktan sonra, bir balina avı gemisi nihayet **göründü**.