"hotheaded" in Turkish
Definition
Çabuk sinirlenen, kolayca kontrolünü kaybedebilen kişiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmî olmayan ortamlarda, çoğunlukla olumsuz olarak, ani ve kontrolsüz davranışlar veya kararlar için kullanılır. Özellikle 'hotheaded person' veya 'hotheaded leader' gibi ifadelerde görülür.
Examples
Tom can be hotheaded when things don’t go his way.
Tom işlerin istediği gibi gitmediği zaman **çabuk öfkelenen** biri olabiliyor.
My little brother is very hotheaded and argues a lot.
Küçük kardeşim çok **çabuk öfkelenen** biri ve sık sık tartışıyor.
Don’t be hotheaded—think before you act.
**Çabuk öfkelenen** olma—harekete geçmeden önce düşün.
He’s a bit hotheaded, so he sometimes says things he regrets later.
Biraz **çabuk öfkelenen** biri olduğu için zaman zaman sonradan pişman olacağı şeyler söylüyor.
Our boss used to be hotheaded, but he’s much calmer now.
Patronumuz eskiden **çabuk öfkelenen** biriydi, ama şimdi çok daha sakin.
She’s too hotheaded to handle stressful situations calmly.
O, stresli durumlarla sakin şekilde başa çıkamayacak kadar **çabuk öfkelenen** biri.