아무 단어나 입력하세요!

"hopelessness" in Turkish

umutsuzluk

Definition

Hiçbir umudun kalmaması veya her şeyin düzelmeyeceğine inanılan durum.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok duygusal ya da edebi ortamlarda kullanılır. 'Umutsuzluk duygusu', 'umutsuzluğa kapılmak' gibi ifadelerle geçer. 'Depresyon'dan (tıbbi terim) farklıdır.

Examples

He felt a deep hopelessness after losing his job.

İşini kaybettikten sonra derin bir **umutsuzluk** hissetti.

The story ends in hopelessness.

Hikaye **umutsuzluk** ile sona eriyor.

Many people feel hopelessness during hard times.

Birçok insan zorlu zamanlarda **umutsuzluk** hisseder.

A sense of hopelessness crept over her as the night grew longer.

Gece ilerledikçe onu bir **umutsuzluk** sardı.

She was overwhelmed by hopelessness, unsure if things would ever improve.

**Umutsuzluk** onu sarmıştı, her şeyin düzeleceğinden emin değildi.

When you’re stuck in hopelessness, even small problems seem huge.

**Umutsuzluk** içinde sıkışıp kalırsan, küçük sorunlar bile büyük gelir.