"hold your nerve" in Turkish
Definition
Zor veya stresli bir durumda sakin kalmak ve paniğe kapılmamak ya da kendine olan güveni kaybetmemek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi bir deyimdir, stresli ortamda 'soğukkanlılığını korumak' için kullanılır. 'Lose your nerve' ise paniklemek demektir.
Examples
You must hold your nerve during the test.
Sınav sırasında **soğukkanlılığını korumalısın**.
She managed to hold her nerve when everyone else was nervous.
Herkes gerginken o **soğukkanlılığını korumayı** başardı.
If you hold your nerve, you will succeed.
Eğer **soğukkanlılığını korursan**, başarılı olursun.
He really had to hold his nerve while making that big speech.
O büyük konuşmayı yaparken gerçekten **soğukkanlılığını koruması** gerekti.
When the deal was about to fall apart, she managed to hold her nerve and negotiate calmly.
Anlaşma bozulmak üzereyken o **soğukkanlılığını koruyup** sakin şekilde müzakere etti.
It's tough, but if you hold your nerve now, things will get better soon.
Zor ama şimdi **soğukkanlılığını korursan**, yakında her şey daha iyi olacak.