아무 단어나 입력하세요!

"hindering" in Turkish

engelleyenaksatan

Definition

Bir şeyin ilerlemesini veya başarılı olmasını yavaşlatan ya da zorlaştıran durum veya eylem.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'hindering progress', 'hindering communication' gibi engel teşkil eden durumlar veya hareketler için yaygındır. Tamamen durdurmak yerine yavaşlatmayı ifade eder.

Examples

The rain is hindering our work outside.

Yağmur dışarıdaki işlerimizi **aksatıyor**.

A lack of money is hindering the project.

Para eksikliği projeyi **engelliyor**.

Noise was hindering her concentration.

Gürültü onun konsantrasyonunu **engelliyordu**.

His constant questions are hindering our progress.

Onun sürekli soruları ilerlememizi **engelliyor**.

Are these new rules actually hindering more than helping?

Bu yeni kurallar gerçekten yardımcı olmaktan çok **engelliyor** mu?

She apologized for hindering the team with her late response.

Geç yanıtı ile takımı **engellediği** için özür diledi.