아무 단어나 입력하세요!

"hem in" in Turkish

kuşatmaksınırlamak

Definition

Birini veya bir şeyi tamamen çevreleyip hareketini veya kaçmasını engellemek; ayrıca birinin eylemlerini veya özgürlüğünü kısıtlamak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Hem in', hem fiziksel hem de mecazi anlamda birini veya bir şeyi çevrelemek ya da sınırlamak için kullanılır. Sıklıkla 'hemmed in by', 'feel hemmed in' gibi kalıplarda görülür. Daha resmi veya edebi; günlük konuşmada 'trapped', 'boxed in' daha yaygın.

Examples

The high walls hem in the small garden.

Yüksek duvarlar küçük bahçeyi **kuşatıyor**.

Tall buildings hem in the city park.

Uzun binalar şehir parkını **kuşatıyor**.

She felt hemmed in by her busy schedule.

Yoğun programı nedeniyle **sınırlanmış** hissediyordu.

Whenever I'm with my family, I sometimes feel a bit hemmed in.

Ailemle birlikteyken bazen biraz **sıkışmış** hissediyorum.

He hates being hemmed in by strict rules at work.

İşyerindeki katı kurallar tarafından **sınırlanmayı** sevmiyor.

We were completely hemmed in by traffic and couldn't move for an hour.

Trafik tarafından tamamen **sıkıştık** ve bir saat hareket edemedik.