"headfirst" in Turkish
Definition
Başın önde hareket etmek, örneğin suya atlamak; aynı zamanda düşünmeden hızlıca bir işe girişmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel hareketler için ('başı önde havuza atlamak') ve düşünmeden iş yapmak için mecaz anlamda ('başı önde bir işe girmek') kullanılır.
Examples
He dived headfirst into the pool.
O, havuza **başı önde** daldı.
The baby fell headfirst off the chair.
Bebek sandalyeden **başı önde** düştü.
Don’t jump headfirst into things.
Hiçbir şeye **başı önde** atlama.
She rushed headfirst into a new job without thinking.
O, düşünmeden yeni bir işe **başı önde** atıldı.
He tends to dive headfirst into relationships.
O, ilişkilere **başı önde** dalma eğiliminde.
Sometimes taking a risk means going headfirst and hoping for the best.
Bazen risk almak, **başı önde** gitmek ve en iyisini ummaktır.