"head start" in Turkish
Definition
Birinin, bir etkinliğin başında diğerlerinden daha avantajlı bir konumda olması ve böylece daha kolay başarılı olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yarış, iş veya okul ortamlarında kullanılır. 'Birine avantajlı başlangıç vermek' veya 'erken başlamak' gibi ifadelerle geçer, sadece fiziksel anlamda değil, zaman ve kaynak için de kullanılabilir.
Examples
She got a head start in the race.
O yarışta **avantajlı bir başlangıç** yaptı.
If we leave early, we'll have a head start on traffic.
Erken çıkarsak trafikte **avantajlı bir başlangıç** yaparız.
He had a head start because he studied last night.
Dün gece ders çalıştığı için **avantajlı bir başlangıcı** vardı.
Can I get a head start on the exam by looking at the questions now?
Sınavda şimdi sorulara bakarak **avantajlı bir başlangıç** yapabilir miyim?
Starting your homework now will give you a head start tomorrow.
Şimdi ödevine başlarsan yarın **avantajlı bir başlangıç** yapmış olursun.
They gave her a head start because she's younger than the others.
Diğerlerinden küçük olduğu için ona **avantajlı bir başlangıç** verdiler.