"haves" in Turkish
Definition
Toplumda servet, güç veya önemli kaynaklara sahip olan insanları veya grupları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'the haves and the have-nots' şeklinde, eşitsizliklerden bahsederken kullanılır. Sadece çoğul anlamda ve resmî ya da toplumsal tartışmalarda görülür.
Examples
There is a big difference between the haves and the have-nots in many countries.
Pek çok ülkede **zenginler** ile yoksullar arasında büyük bir fark var.
The government should help not just the haves, but everyone.
Hükümet sadece **zenginler**e değil, herkese yardım etmeli.
Some people call the rich and powerful the haves.
Bazı insanlar zengin ve güçlüleri **zenginler** olarak adlandırır.
The gap between the haves and the have-nots just keeps growing.
**Zenginler** ve yoksullar arasındaki uçurum giderek büyüyor.
In modern cities, the haves live very differently from everyone else.
Modern şehirlerde **zenginler** diğer insanlardan çok farklı yaşıyor.
Debates about the haves are common in media and politics.
**Zenginler** hakkındaki tartışmalar medya ve siyasette yaygındır.