"have your eye out" in Turkish
Definition
Kazara veya keskin bir nesneyle gözü ciddi şekilde yaralamak. Genellikle tehlikeli şeylerin yanında dikkatli olmanız için uyarı olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle başkalarını, özellikle çocukları keskin ya da tehlikeli şeylerin yakınında uyarırken kullanılır. Bazen abartılı şekilde de kullanılır. Samimi ve konuşma dilinde yaygındır.
Examples
Be careful with those scissors — you might have your eye out!
O makasla dikkat et — **gözünü çıkarabilirsin**!
Put that stick down! You'll have your eye out.
O sopayı bırak! **Gözünü çıkarırsın**.
Don't wave that pencil around or you'll have your eye out.
O kalemi savurma, **gözünü çıkarırsın**.
Kids, if you mess around like that, someone's going to have their eye out.
Çocuklar, böyle oynarsanız birinin **gözü çıkar**.
Trust me, it's all fun and games until someone actually has their eye out.
Bana güven, biri gerçekten **gözünü çıkarana** kadar her şey eğlenceli.
I told him to stop pointing the umbrella or he’d have his eye out.
Ona şemsiyeyle işaret etmeyi bırakmasını söyledim, yoksa **gözünü çıkaracaktı**.