"have in for" in Turkish
Definition
Birini sevmemek ve genellikle kişisel bir sebep veya geçmişten dolayı haksızlık yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, çoğunlukla İngiliz İngilizcesinde kullanılan bir deyim. Sadece insanlara yönelik olumsuz hisler için kullanılır. Genellikle 'have it in for' şeklinde geçer.
Examples
The teacher seems to have in for Mike.
Öğretmen sanki Mike'a **takmış gibi**.
Why do you have in for Sarah?
Neden Sarah'ya **göz koydun**?
I think my boss has in for me.
Sanırım patronum bana **takmış**.
Ever since that argument, Tom's really had in for me.
O tartışmadan beri Tom gerçekten bana **takmış durumda**.
It feels like the coach just has in for me for no reason.
Sanki antrenör sebepsiz yere bana **göz koydu** gibi.
Don't worry, the manager doesn't have in for you—she's tough on everyone.
Endişelenme, müdür sana **göz koymuş değil**—herkese karşı sert davranıyor.