"have an eye for" in Turkish
Definition
Sanat, moda veya güzellik gibi bir şeyin kalitesini veya detaylarını anlamakta iyi olmak, kolayca fark edebilmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir kişinin kaliteyi, yeteneği veya güzelliği fark etme yeteneğini övmek için kullanılır. Gerçek göz anlamında değildir. 'Detaylara gözünüz var' gibi kullanılır.
Examples
She has an eye for beautiful clothes.
Onun güzel kıyafetler konusunda gerçekten **gözü var**.
He has an eye for details in his work.
İşinde detaylara gerçekten **gözü var**.
My teacher has an eye for talent.
Öğretmenimin gerçekten yetenek konusunda **gözü var**.
Wow, you really have an eye for picking the best fruit.
Vay canına, en iyi meyveleri seçmede gerçekten **gözün var**.
You definitely have an eye for design; this room looks amazing!
Senin kesinlikle tasarıma **gözün var**; bu oda harika görünüyor!
If you have an eye for bargains, you’ll love this market.
Eğer indirimleri yakalamada **gözün varsa**, bu pazarı seveceksin.