"hampered" in Turkish
Definition
Bir işin önündeki engeller nedeniyle yavaşlaması ya da zorlaşması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya yazılı dilde daha sık kullanılır. Genellikle '— nedeniyle engellenmiş' anlamında kullanılır. 'Hindered'dan farklı olarak genellikle fiziksel yavaşlama vurgulu.
Examples
The car was hampered by heavy snow on the road.
Araba, yoldaki yoğun kar nedeniyle **engellenmişti**.
Her progress was hampered by a lack of resources.
Onun ilerlemesi, kaynak eksikliği nedeniyle **engellenmişti**.
The athlete was hampered by a leg injury.
Sporcu, bacak sakatlığı nedeniyle **engellenmişti**.
Our efforts to finish early were hampered by constant interruptions.
Erken bitirme çabalarımız, sürekli kesintilerle **engellenmişti**.
The rescue operation was hampered by bad weather conditions.
Kurtarma operasyonu, kötü hava koşulları nedeniyle **engellenmişti**.
He felt hampered trying to work in such a noisy environment.
Bu kadar gürültülü bir ortamda çalışmaya çalışırken kendini **engellenmiş** hissetti.