"gridlock" in Turkish
Definition
Çok sayıda araç nedeniyle yolların tamamen tıkanması veya özellikle siyasette anlaşmazlık yüzünden ilerlemenin tamamen durması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Haberlerde ve siyasette resmi olarak kullanılır. Trafik için genellikle 'trafik sıkışıklığı' da tercih edilir. Siyasette tam tıkanıklık vurgular.
Examples
There was a huge gridlock on Main Street this morning.
Bu sabah Main Street'te büyük bir **trafik kilitlenmesi** yaşandı.
The city suffers from gridlock every rush hour.
Şehir her yoğun saatte **trafik kilitlenmesi** yaşıyor.
Political gridlock has delayed the new law.
Siyasi **çıkmaz** yeni yasanın gecikmesine neden oldu.
We were stuck in gridlock for an hour after the concert.
Konserden sonra bir saat boyunca **trafik kilitlenmesi** içinde kaldık.
Washington has been in political gridlock for months.
Washington aylarca siyasi **çıkmaz** içinde kaldı.
If there's an accident, gridlock can last for hours downtown.
Bir kaza olursa, şehir merkezinde **trafik kilitlenmesi** saatlerce sürebilir.