아무 단어나 입력하세요!

"grandstanding" in Turkish

şov yapmakgösteriş

Definition

Kendini göstermek veya başkalarını etkilemek için abartılı ve dikkat çekici şekilde davranmak ya da konuşmak. Genellikle kalabalık veya açık ortamda olur.

Usage Notes (Turkish)

En çok siyasetçi veya kamuya mal olmuş kişileri eleştirirken kullanılır. 'accuse of', 'engage in' gibi fiillerle sıkça görülür. Sıkça olumsuz, samimiyetsizlik ya da kişisel çıkarı vurgular.

Examples

The politician was accused of grandstanding during the debate.

Siyasetçi, tartışmada **şov yapmak** ile suçlandı.

Her speech seemed more like grandstanding than serious discussion.

Onun konuşması ciddi tartışmadan çok **gösteriş** gibiydi.

People were tired of the mayor’s constant grandstanding.

İnsanlar, belediye başkanının sürekli **şov yapmasından** bıkmıştı.

Can we please move on without all the grandstanding?

Tüm bu **gösteriş** olmadan lütfen devam edebilir miyiz?

His comments were just political grandstanding, not real solutions.

Onun yorumları gerçek bir çözüm değil, sadece siyasi **gösteriş**ti.

You could tell she was grandstanding for the cameras.

Kameralar için **şov yaptığını** görebilirdiniz.