아무 단어나 입력하세요!

"go with the tide" in Turkish

akıntıya kapılmakakışına bırakmak

Definition

Olaylar nasıl gelişiyorsa kabullenmek ya da çoğunluğun yaptığını yapmak; direnmek yerine uyum sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve hafif resmî konuşmalarda kullanılır. 'go with the flow' gibi kullanılsa da, burada büyük değişimlere direnmeyip uyum sağlama vurgulanır.

Examples

Sometimes it's easier to go with the tide than to argue.

Bazen tartışmak yerine **akıntıya kapılmak** daha kolaydır.

He decided to go with the tide at his new job.

Yeni işinde **akışına bırakmak** kararını aldı.

Many people just go with the tide when rules change.

Kurallar değişince birçok kişi sadece **akıntıya kapılır**.

If everyone wants pizza, I’ll just go with the tide.

Herkes pizza isterse, ben de **akıntıya kapılırım**.

You can’t always go with the tide if you want to make a difference.

Fark yaratmak istiyorsan her zaman **akıntıya kapılmak** olmaz.

After a while, she stopped fighting and learned to go with the tide.

Bir süre sonra mücadele etmeyi bırakıp **akıntıya kapılmayı** öğrendi.