아무 단어나 입력하세요!

"go into a nosedive" in Turkish

ani bir düşüşe geçmek

Definition

Bir şey ani ve hızlı bir şekilde düşerse, tıpkı yere doğru hızla inen bir uçak gibi. Fiyat, moral veya durumların ani kötüleşmesi için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gayriresmidir; ekonomi, şirketler, moral/psikoloji gibi alanlarda ani düşüş için kullanılır. Kademeli azalmada kullanılmaz.

Examples

After the bad news, the stock price went into a nosedive.

Kötü haberden sonra hisse fiyatı **ani bir düşüşe geçti**.

The company's profits went into a nosedive last year.

Şirketin kârı geçen yıl **ani bir düşüşe geçti**.

Sales went into a nosedive during the winter.

Satışlar kışın **ani bir düşüşe geçti**.

My energy went into a nosedive after lunch, so I needed coffee.

Öğle yemeğinden sonra enerjim **ani bir düşüşe geçti**, kahveye ihtiyacım oldu.

The singer's career went into a nosedive after the scandal.

Skandalden sonra şarkıcının kariyeri **ani bir düşüşe geçti**.

When the main actor left, the show's ratings went into a nosedive.

Başrol oyuncusu ayrılınca dizinin reytingleri **ani bir düşüşe geçti**.