"go about to" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmaya hazırlanmak ya da yapmaya niyet etmek anlamında kullanılan eski veya çok resmi bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Çok eski veya resmi metinlerde geçer; gündelik konuşmada yerine 'niyet etmek' ya da 'başlamak üzere olmak' gibi ifadeler daha kullanışlıdır.
Examples
He goes about to help anyone in need.
O, yardıma ihtiyacı olan herkese **yardım etmeye kalkışır**.
They went about to fix the broken window.
Kırık pencereyi **tamir etmeye kalkıştılar**.
She goes about to do what is right.
O, doğru olanı **yapmaya kalkışır**.
Few people nowadays go about to change the world; they just adapt.
Günümüzde çok az insan dünyayı **değiştirmeye kalkışır**; sadece uyum sağlarlar.
Whenever he goes about to speak, everyone listens.
O, ne zaman **konuşmaya kalkışsa** herkes onu dinler.
The law states that a person go about to commit a crime is punishable.
Yasaya göre, bir kişi suç **işlemeye kalkışırsa** cezalandırılır.