아무 단어나 입력하세요!

"glue together" in Turkish

birleştirmek (yapıştırarak)yapıştırmak

Definition

İki veya daha fazla nesneyi yapıştırıcı ile birleştirip tek bir bütün haline getirmek. İnsanları veya fikirleri yakınlaştırmak anlamında da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmî ifadelerde kullanılır. Fiziksel nesneleri birleştirmekle beraber (ör. parçaları yapıştırmak), ekip veya fikirleri bir araya getirmeyi anlatmak için de kullanılır. 'stick together' bir arada kalmayı, 'glue together' ise yapıştırıp birleştirmeyi vurgular.

Examples

She used tape to glue together the broken photo.

O kırık fotoğrafı bantla **birleştirdi**.

Can you glue together these two pieces of paper for me?

Şu iki kağıdı benim için **birleştirebilir misin**?

They glued together the broken vase carefully.

Kırık vazoyu dikkatlice **birleştirdiler**.

I tried to glue together my project, but it kept falling apart.

Projemi **birleştirmeye çalıştım**, ama sürekli dağıldı.

Her creative ideas really helped glue together the team.

Onun yaratıcı fikirleri takımı gerçekten **bir araya getirdi**.

All the pieces finally glued together, and the puzzle was done.

Sonunda bütün parçalar **birleşti** ve yapboz bitti.