아무 단어나 입력하세요!

"gilt" in Turkish

yaldızgenç dişi domuz (doğurmamış)

Definition

İnce bir altın tabakası veya altın görünümü veren bir kaplama; hayvancılıkta doğurmamış genç dişi domuz.

Usage Notes (Turkish)

'Yaldız' daha çok resmi veya edebi bir ifadedir; gündelik konuşmada nadir. Hayvancılıkta, doğurmamış dişi domuzlar için kullanılır. 'gilt' ve 'guilt' karıştırılmamalı. 'Gilt-edged' çok değerli anlamında kullanılır.

Examples

The frame had a gilt edge.

Çerçevenin kenarı **yaldız**lıydı.

She admired the gilt letters on the old book.

Eski kitaptaki **yaldızlı** harflere hayran kaldı.

The young gilt will become a mother soon.

Genç **dişi domuz** yakında anne olacak.

After years, the once-gilt statue looked dull and faded.

Yıllar sonra, bir zamanlar **yaldızlı** olan heykel donuk ve solmuş görünüyordu.

Collectors pay more for antiques with original gilt.

Koleksiyoncular, orijinal **yaldızlı** antikalara daha çok para öderler.

At the farm, we separated the gilts from the sows.

Çiftlikte, **genç dişi domuzları** yetişkinlerden ayırdık.