"gift horse" in Turkish
Definition
Ücretsiz alınan bir hediye ya da yarar; genellikle verilen bir şeyi küçümsememek gerektiğini anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'beleş atın dişine bakılmaz' deyiminde kullanılır; gerçek at değil, ücretsiz alınan şeyler kastedilir. Hem resmi hem de günlük konuşmada geçer.
Examples
Don't look a gift horse in the mouth.
Beleş **hediyenin** dişine bakılmaz.
She saw the old car as a gift horse, since it was free.
O eski arabayı, çünkü ücretsizdi, bir **beleş hediye** gibi gördü.
Getting free tickets was a real gift horse for us.
Ücretsiz bilet almak bizim için tam bir **beleş hediye** oldu.
'Stop complaining,' he said, 'it's a gift horse.'
'Şikayet etmeyi bırak,' dedi, 'bu bir **beleş hediye**.'
I wouldn't analyze a gift horse too much—you got a great deal!
Bir **beleş hediyeyi** fazla irdelemem; çok iyi bir fırsat yakaladın!
Sometimes a gift horse shows up when you least expect it.
Bazen **beleş hediye** hiç beklemediğin anda gelir.